Ana içeriğe atla

Sevmek ve Sevginin Getirdikleri

Bir insanı seversiniz ve o insan için her şeyinizi feda edersiniz..
Bu sevgi sizi en kötü durumlara soksa bile ilelebet o sevginin peşinde koşarsınız..
Bir insanı sevebilirsiniz,bir eşyayı da sevebilirsiniz en önemlisi de bir davayı sevebilirsiniz..
Bugün bir davayı sevmenin ve bu sevginin sonuçlarından söz edelim istedim..

Biz Kürtler sevmeyi de ve sevgimizi eylemlere dökmeyi de yeterince iyi yapamıyoruz..
Bunun temel sebebi elbette yıllarca kapalı bir topluma olmaya mahkum edilmemizdir..
En basitinde kız erkek ilişkilerinde çok zayıfız..Bir kız bize gülümsedi mi bizler onun bize aşık olduğu düşüncesine inanır ve kendimizi bir platonik aşka iteriz..
Duyar gibiyim şimdi ne alaka diye..



Şimdi alaka şu efendim;

Kürt halkı bu ülke sınırları içerisinde temel haklarını almak için bir mücadele veriyor ve bu mücadelenin öncülüğünü de Öcalan yapmakta..İşte tam da bu noktada biz gene sevginin bizi esir almasının etkisine kapılıp telafi edemeyeceğimiz sonuçlar doğuruyoruz..Mesela Diyarbakırda on beş Şubat komplosunu protesto eden gençlerden Şahin Öner Polis panzerinin altında kalarak hayatını  yitirdi..!

Benim irdelediğim,Doğum günü,yok tutuklanma yıl dönümü,yok efendim Suriyeden çıkışı,yok efendim Iraka giriş bu günlerin kutlanmasıdır..
Bildiğim kadarıyla bütün Kürt halkı Atatürk için yapılan bu tarz kutlamaları ve yas tutmaları yanlış ve gereksiz buluyordu..Peki ne oldu da bizler yanlış ve gereksiz bir şeyi her yıl yapmaya başladık..?




Bizim ilgilenmemiz ve yoğunlaşmamız gereken başka noktalar yok mu..?
-İmralı görüşmelerinin sürdürülmesi için Hükümete baskı uygulama..
-KCK tutuklularının haksız yere tutuklandığını düşünmeyen Kürt var mı..?
-Neden onların serbest kalması için kamoyu oluşturma girişimlerinde bulunmuyoruz..?
-Barış görüşmeleri için süreci destekleyip bu desteğimizi de çeşitli etkinliklerle göstermiyoruz..
_Türkiye Kam oyuna bizim Barıştan yana olduğumuzu daha iyi bir şekilde anlatabiliriz sanırım..




Bu yazıyı yazarken Yalovadan Batmana doğru yolculuk için Havalanındayım..
Aylar sonra Batmana ve insanlarına duyduğum özlem bitiyor..
Hiç bu kadar özlem duymamıştım..
Belki de içimdeki barış inancı bende bu özlemi yaratıyor ama ..İtiraf etmeliyim Barışa hiçbir zaman bu kadar inanmamıştım..


Kürt sonunun çözümü için teori üretmeyen Aydın,Gazeteci ve Stratejist yoktur ama iş pratiğe gelince kimse yeterince samimi olmuyor..
Ben bu işin çözülmesini canı gönülden isteyen bir adam biliyorum ve inanıyorumki bu insana şans verilse çok yakın bir sürede bu sorunu çözecektir..Çünkü o insanki olaya insani boyuttan bakmayı başarabiliyor..
İçinde hiç nefret ve kin yok sanki..Allahıma şükürler olsunki Sayın Osman Baydemir gibi insanlar var..Evet efendim Osman Baydemire şans verilse hiç düşünmeden bu sorunu çözmek için çabalayacaktır..!

Barış dolu bir Mezopotamyaya..
14/02/2013

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Arjen Arî, ev pênc salin helbesta Kurdî sêwî ye

Dara Porxelek xwezî, lewitîn di kirêtiyê de û şer dizî j ime xewnên mîrekî li herêmekê em ji gundekî dijmin jî bûna malê me pev dima neyariya me nedigiha qewmekî kengî bûya lev dihatin em eydekê, erefatekê…  dibêje Arjen Arî. Pêşengê hemdemên xwe, helbestvanê nûjen ê zaravayê Kurmancî. Di 31ê Cotmeha 2012an de ji nav me koç kir. Li pey xwe bi hezaran dildar, bi sedan jî helbest hiştin. Em weke Heftenameya Basê bi sedema 5. salvegera helbestvanê nemir Arjen Arî bi heval û hogir û dostên wî re axivîn û her yekî ji wan ji bo me di derbarê Arjen de nivisî. Ji bo xatirê bîranîna Arjen Arî û xwînerên Heftenameya Basê em çarîneke Arjen Arî ku heta niha nehatiye weşandin tînin pêşberî we xwîneran. îşev rêwiyê şevê me. hew tu dizanî xunav. mêvanê dilê kê me Firat Cewerî: Arjen Arî diltenik bû Dema min û Arjen Arî hevûdu nas kir, dema rêxistinan bû. Em jî di rêxistinekê de hatibûn ba hev. Em pê ketibûn û me xwe bi felsefeya materyalîst digihand; em noqî lî...

Tarih Utanır mı.?

Henüz söylenmemiş sözcüğe gebe olan bir şairin mısralarında var olmayı arzuluyorum. Yoksulluk ile yoksunluk arasında sıkışmışlığımın kimliksizliğimle ne derece orantılı olduğunu bilmeden. Yalnızca yaşam ve ölüm arasında gelgitler yaşamaktayım. Şiirine meze olmak için kaç faili meçhule kurban gitmeliyim. Ya da hangi katliama uğramış ruhu taşıyayım.. Enfal mi Zilan mı Yahut Şengal mi.. Bu kaçıncı eksilmişliğim.. Bu ne kendini bilmez tarih.. Bu ne hadsiz bir yaşam. Sadece uyumak düşer payıma. Sade parçalanmış bir ruh ile uyumak.. Şiir yazamayan Şairin çaresizliğiyim.. Kendimden gayrı yoktur düşmanım..

Nameyek Ji Darayê Kal Re III

  Silav Dara.! Ez im 33 saliya te. Niha li Elazîzê li otêla Birizgardenê me. Beriya roj biçe ava vê nameyê ji te re dinivîsim. Çar sal derbas bûn ku min navber daye nameyên xwe. Bibore.! Bi rastî jî di van çar salên derbasbûyî de ne di jiyana min de ne jî di ya welêt de tu guhertinên mezin çê nebûne. Dîsa bi tenê me. Di tenêtiya xwe de ji afirîneriyê dûr im. Min tu tişt ava nekiriye. Tenê hêla bazirganiyê û hilberîna çend cureyan de min tiştnan kiriye. Bila weke nîșe ev jî li vir be. Serdema Blokcainê ye. Nizanim ew dem çawa ye pergala cryptographicê di çi astê de ye. Em weke milet çawa ji Quantûmê re dereng man wisa ji crypto re jî hinek dereng mane. Çend hewildanên qels hatibin dayîn jî ne di asta cîhanê de ne. Ez niha weke Pisporê Îxracatê li Şîrketeke Bakurî dixebitim. Serê vê mehê ez li Georgia bûm. Tenê 7 milyon hemwelatiyên wî welatî hene û welatek azad û serbixwe ye.              Meydana Ewropa /Batum-Georgia  Batum/Georgia  Di 2...